International Journal of History ISSN: 1309 4173 (Online) 1309 4688 (Print)

Yıl:2021 Cilt: 13  Sayı: 2  Alan: Tarih

Prof. Dr. Jeremy Salt
History, Journalism and Propaganda: Robert Fisk and The “Armenian Question”
 
The British journalist Robert Fisk, who died in November, 2020, was for many decades a passionate advocate of the Armenian national centre, centring on the fate of Ottoman Armenians during the First World War. Regarded as one of the finest war correspondents of his time, and one of the most influential, Fisk wrote for a global audience far wider than could be reached by the author of an academic article. His reputation for integrity in reporting put the stamp of truth on whatever he wrote. However, as this article demonstrates, the impassioned advocate cannot simultaneously write as a journalist committed to the fundamentals of his craft (objectivity, balance and fact-checking to get the story straight). One or the other has to give way, and in Fisk’s case, as an examination of his newspaper articles and his book chapter on the Armenian issue reveal, it was the journalist. Fact-checking is almost wholly absent; the most lurid claims are presented as fact; and the author relies heavily on wartime propaganda and questionable ‘documents.’ Fisk was entitled to the views he held, but for reliable accounts of the disaster that overwhelmed all Ottoman subjects in 1914-18 and during the secondary wars that followed, his readers should look elsewhere.

Anahtar Kelimeler: Ottoman history, Armenian question, journalism, history, propaganda

DOI Number: 10.9737/hist.2021.991

Tarih, Gazetecilik ve Propaganda: Robert Fisk ve
 
Kasım 2020 tarihinde hayatını kaybeden İngiliz gazeteci Robert Fisk, I. Dünya Savaşı yıllarında Ermenilerin akıbetine odaklanan Ermeni Ulusal Merkezi’nin tutkulu bir savunucusuydu. Kendi zamanının en iyi ve en etkili savaş muhabirlerinden biri olarak görülen Fisk, akademik bir yazarın ulaşabileceğinden çok daha geniş kitleler için yazılar kaleme almaktaydı. Mesleğindeki dürüstlük konusundaki itibarı, yazdıklarına gerçeğin damgasını vurmuştu. Fakat bu makalenin de ortaya koyduğu üzere, hırslı bir savunucu, bir gazetici gibi tarafsızlık, denge ve hikayeyi doğrulama gibi işinin temellerini oluşturan unsurlara kendisini adayarak eş zamanlı bir şekilde yazamaz. Fisk’in durumunda, Ermeni Sorunu üzerine ortaya koyduğu kitap bölümleri ve gazete yazıları incelendiğinde bir gazeteci olduğu ortaya çıkmakta. Yazar, savaş zamanı propagandasına ve sorgulanabilir belgelere oldukça güvenmekte, doğruluklarını denetlememekte ve en korkunç iddiaları bile gerçek olarak sunmaktadır. Fisk sahip olduğu görüşler ile bu unvanı hak etti fakat 1914-18 yılları arasındaki Osmanlı tebaasının yaşadığı felaket ve takip eden ikincil savaşlar hakkında güvenilir açıklamalar için okuyucularının başka bir yere bakması gerekmektedir.

Keywords: Osmanlı Tarihi, Ermeni Sorunu, Gazetecilik, Tarih, Propaganda

DOI Number: 10.9737/hist.2021.991

Tam MetinDetay