International Journal of History ISSN: 1309 4173 (Online) 1309 4688 (Print)

Yıl:2020 Cilt: 12  Sayı: 6  Alan: Tarih

Serap Taştekin
Osmanlı Batı Anadolusu’ndan Avrupa’ya Krom Kaçakçılığı (1848-1914)
 
Aydın ve Hüdavendigâr vilayetlerinde XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren keşfedilen krom madenlerini işletenler, cevheri Avrupa’da anlaştıkları şirketlere gönderdiler. İmtiyaz sahipleri, madenin nakli için mukavelenamelerde üstlendikleri vergi ve harçları ödememek için birtakım usulsüzlüklere başvurdular. İngiltere’ye geçirilen cevherin tonilatosunun olduğundan düşük gösterilmesi en çok başvurulan hile yöntemiydi. Madenin arama sürecinde bir miktar ihraç hakkı verilen bazı imtiyaz sahiplerinin bu sınırı ve süreyi aşmak suretiyle Avrupa’ya kaçak maden geçirmesi de bir diğer kaçakçılık yoluydu. Maden hukukundaki düzenlemelerle bu önemli cevherin ihracından sağlanacak vergi gelirlerini artırmayı amaçlayan Osmanlı Hükümeti ise krom madeninin kaçak yollardan Avrupa’ya ihracını önlemek için birtakım tedbirler aldı. 1887 ve 1896 Maden Nizamnamelerinde, madenin ihracında hile yaptığı tespit edilen imtiyaz sahipleri için nakdî ceza öngörüldü. Bunun yanı sıra madenlerin doğru ölçülmesini sağlaması için memurlar tayin edilerek gümrük kontrolü sağlanmaya çalışıldı. Alınan tüm tedbirlere rağmen kaçakçılığın önüne geçilemedi. Sektörde rekabet halinde olan imtiyaz sahipleri, birbirlerini ihbar yoluyla hükümeti kaçakçılıktan haberdar ettiler. Patersonların Glasgow’a kaçak yollardan cevher gönderdiği tespit edilse de siyasi ve ekonomik baskılar nedeniyle gerekli yaptırımlar uygulanamadı. XIX. yüzyılın sonlarında İngiltere ile bozulan ilişkilerin paralelinde Almanya ile siyasi ve ekonomik olarak kurulan yakınlık, krom madeni ihracını da etkiledi ve Türk kromları, XX. yüzyılın başında, özellikle I. Dünya Savaşı sırasında Almanya’ya ve Krupp Fabrikası’na gönderildi.

Anahtar Kelimeler: Krom madeni, kaçakçılık, Avrupa, Paterson, Krupp

DOI Number: 10.9737/hist.2020.955

Chrome Smuggling from Ottoman Western Anatolia to Europe (1848-1914)
 
Those who operated the chrome mines that were discovered in the second half of the 19th century in Aydın and Hüdavendigar provinces sent the ore to the companies that they collaborated with in Europe. The concessionaires resorted to a number of irregularities in order not to pay the taxes and fees they assumed in the contracts for the transfer of the mine. Underestimating the tonnage of the ore passed to England was the most common method of cheating. Another way of smuggling was the fact that some concessionaires, who were given export rights for a certain amount during the exploration process of the mine, sent illegal ore to Europe by exceeding this limit and time period. The Ottoman Government, aiming to increase the tax revenues to be obtained from the export of this important ore with the regulations in the mining law, took some measures to prevent the illegal export of the chrome mine to Europe. In the 1887 and 1896 Mining Regulations, a monetary penalty was stipulated for the concessionaires who were found to be fraudulent in the export of the mine. In addition, officials were appointed to ensure that the mines were measured accurately and an attempt was made to implement thorough customs control. Despite all the measures taken, smuggling could not be prevented. Concessionaires competing in the industry informed the government of smuggling by betraying each other. Although it was determined that the Patersons were smuggling ore to Glasgow, the necessary sanctions could not be imposed due to political and economic pressures. In parallel with the deteriorating relations with England at the end of the 19th century, the political and economic proximity established with Germany affected the chrome mine exports, too, and Turkish chrome mines, were sent to Germany and the Krupp Factory at the beginning of the 20th century, especially during the First World War.

Keywords: Chrome mine, smuggling, Europe, Paterson, Krupp

DOI Number: 10.9737/hist.2020.955

Tam MetinDetay