Yıl:2011   Cilt: 3   Sayı: 3   Alan: Tarih

  1. Anasayfa
  2. Makale Listesi
  3. ID: 292

Türkler ve Batı Arasındaki Mevcut Temasların Kökenleri

Serhan Oksay , Nihat Çelik

Göçebe kavimlerin barbar ve kötü ruhlardan neşet ettikleri yönündeki Greko-Romen varsayımı yıllar boyunca hemen hemen hiç değişmemiştir. O zamandan bu yana, pek çok tarihçi ve âlim bu fikri kabullenmiş ve Hunlar gibi göçebe kavimlerin vahşi ve medeniyetten uzak olduklarını iddia etmişlerdir. Bu toplumların da kendi yaşadıkları coğrafî ve siyasî şartlar içerisinde kendilerine özgü bir medeniyet, teknik ve sanat geliştirdikleri, yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde ortaya çıkmaktadır. İlginç olan husus, Türkler hakkındaki önyargıların Antik Dönem´den bu yana, çok az değişmesidir. Hıristiyanlık sonrası dönemde bu önyargılar daha da güçlenmiş ve Hıristiyan âleminin dışında kalan Türkler´in Müslüman olmasından sonra ise adeta zirveye ulaşmıştır. Bu makalenin amacı, yüzyıllardır devam eden Türkler hakkındaki önyargıları tetkik ederek kaynaklarını ortaya koymak ve bunların yanlışlıklarını göstermektir.

Anahtar Kelimeler: Türkler, Göçebelik, İslamlaşma, Doğu-Batı İlişkileri, Çağdaşlaşma.

Doi Number :http://dx.doi.org/10.9737/hist_337


The Origins of Contemporary Encounters between the West and Turks

The ancient Greco-Roman fantasy that pastoral nomadic tribes were barbarians and the descendents of evil spirits has changed little over the years. Since then, many scholars and historians have fallen for such stereotypes, arguing that nomadic tribes such as the Huns were excessively savage and wild. Although contemporary conflicts between the West (consisting of Europe and North America) and Turks seem to have diverse sources, their roots may go as deep as Antiquity. The negative outcome of cultural encounters in our age may indeed be closely related with misconceptions of pastoral nomadic ways of life, barbarism and finally Islamic culture.

Keywords: Turks, Nomads, Islamization, East-West Relations, Modernization.

Doi Number :http://dx.doi.org/10.9737/hist_337


199